İleri Yelkencilik

Yelken trimi ve tor (draft) kavramı

Yelkenler düz bir yüzeye sahip değildirler; yüzeyleri üç boyutlu bir yapıya sahiptir. Bunun nedeni yelken üzerine gelen havanın yelkenin rüzgar üstü ve rüzgar altından geçerken belirli bir basınç farklı oluşturması ile ilgilidir, aynı uçak kanatlarının yapısı gibi. Bu nedenle yelkenleri üreten firmalar veya kişiler buna göre bir tasarım yapmak zorundadırlar. Yelkencilere düşen görev ise bu tasarımı en iyi şekilde kullanmaktır. Bu makalede yelkenlerin bu üç boyutlu yapısını, yelkenin derinliğini veya başka bir değişle torunu inceleyeceğiz.

Toru açıklamak için, yelkenin güngörmez yakası ile orsa yakası arasına bir çizgi çektiğinizi varsayalım. Tor bu çizgiyle yelkenin en geniş alanına denir, bir başka değişle yelkenin derinliğidir. Aşağıdaki şekilde yeşil çizgi ile gösterilmiş toru bulabilirsiniz.

Tor yelken üzerindeki pozisyonu yüzde ile ifade edilir. Yüzde 30 tor dendiğinde yelkenin orsa yakasından, yüzde 30 kadar ileride olduğu anlamına gelir.

Not: Bazı kaynaklarda tor yüzdesini, yelken boyunun, yani orsa ve güngörmez yakalarının arasındaki uzunluğun, maksimum derinliğe bölünmesi olarak ifade ederler, burada kullanılan yüzdeler tamamen farklıdır ve oluşan torun orsa yakasından olan uzaklığını bize göstermez.

 

Aşağıdaki grafikte torun değişmesiyle birlikte yelken şeklinin nasıl değiştiğine bakın.

Torun değişmesi sadece yelkenin şeklini değiştirmez aynı zamanda yelkene gelen rüzgar açısını da (angle of incidence) değiştirir. Aşağıdaki şekilde açılarla torun pozisyonu arasındaki ilişkiyi görebilirsiniz. Tor ne kadar önde olursa geliş açısı da o kadar geniş olur, aynı şekilde tor ne kadar geride olursa geliş açısı da o kadar küçük olur.

Toru ayarlamamızı sağlayan 4 ana değişken vardır:

  • Mandar
  • Alt yaka gergisi
  • Kaningam (Cunningam)
  • Direk eğimi

 

Mandar, alt yaka gergisi ve kaningam'ın yelken üzerindeki etkileri aynıdır. Hepsi yelkeni daha fazla düzleştirerek toru öne doğru çekerler. Mandarın gerilmesi torun azaltılması için iyi bir yöntem değildir, bu konuda "Toru  ayarlamak için neden ana yelken mandarı kullanılmaz?" adlı makaleye bakın. Temelde kaningam bu iş için tasarlanmış bir düzenektir. Toru ayarlamak için kullanılması gereken birinci düzenek kaningamdır.

Toru ayarlamak için diğer bir yöntem de direği eğmektir (tabiki kırmadan!) Birçok teknede direkler eğilebilecek şekilde tasarlanır özellikle yarışa uygun olanlar. Direk genellikle kıç ıstıralya ile eğilir. Direk eğildiğinde yelkenler düzleşir, toru azalır.

Eğer tekneniz eskiyse veya emin olamıyorsanız direği eğmeye çalışmayın!

 

Torun öne doğru olması:

  • Rüzgar koridoru daha geniş olduğundan daha rahat kullanım sağlar, bundan dolayı sert havalarda veya deneyimsiz kişilerce bu şekilde kullanılması uygundur.
  • Rüzgar üzerine doğru gitmek daha zordur.

 

Torun geriye doğru olması:

  • Rüzgar koridoru daralır ve kullanım biraz zorlaşır (yelkeni dolu tutmak zorlaşır)
  • Daha iyi emme kuvveti elde edilir.

 

Yelkenleriniz eskiyse toru arkaya doğru kayma eğilimindedir. Bu nedenle toru dengelemek için kaningamı kullanabilirsiniz.

 

Tor derinleştikçe güç artar, yelkenler düzleştikçe güç azalır. Bu nedenle çok sert havalarda yelkenleri düzleştirmeye, daha hafif havalarda ise yelkenlere tor vermeye çalışırız.

Özet olarak torun pozisyonu da değişik hava koşullarına göre şöyle ayarlanmalıdır:

  • Normal rüzgarda tor ortada
  • Sert rüzgarda tor arkada
  • Hafif rüzgarda ise tor önde

 

{SCOpenGraph description=Yelkenler düz bir yüzeye sahip değildirler; yüzeyleri üç boyutlu bir yapıya sahiptir}

 

2012-2013  © Copyright RotaDeniz. Her hakkı saklıdır.