Makaleler

Sadun Boro

 

Dün gece nedensiz bir biçimde, kütüphanemde denizcilik kitaplarımın bulunduğu bölmeye bir an baktım ve Sadun Boro'nun "Pupa Yelken" adlı kitabı gözüme takıldı. Uzun uzun baktıktan sonra tekrar bilgisayara doğru dönüp yaptığım işe koyuldum. Bazen insanın içine mi doğuyor bilmiyorum ama bu sabah Sadun Boro'nun vefat ettiğini duyunca  hem şaşırdım hem de çok üzüldüm, Allah rahmet eylesin.

Kendisiyle ancak bir kaç kez konuşma şansını bulmuştum, en son geçen yıl BoatShow'da karşılaşmıştık. Her zamanki gibi çok kibar ve güleryüzlüydü. Sevgili Gülçin'e yeni aldığımız Sadun Boro'nun kitabını imzaladı, çevresi kalabalık olduğundan daha uzun konuşma vaktimiz olmdan teşekkür edip ayrılmıştık yanından.

Sadun Boro'nun ne kadar iyi bir denizci olduğunu tartışmaya gerek yok. Pupa Yelken "Kısmet'in Dünya Seyahati" adlı kitabını okuduysanız, ne kadar inanılmaz bir serüven yaşadığını ve çok zor şartlarda bir çok kimsenin cesaret dahi edemeyeceği bir yolculuğa çıktığına tanık olabilirsiniz. Ama herşeyden önce denizi çok seviyordu ve hayellerinin peşinden koşmayı sadece hayel kurmaya tercih etmişti, imkanlarını da buna göre ayarlamıştı. Bir çok kişinin cesaret edemediği şeyler...

Denizi o kadar çok seviyordu ki, kitabına "Denizler beni çağırıyor" başlığı ile başlamış. Yolculuğa yeni başladığında başına gelenlerden biri bile çoğu denizciyi korkutur geri döndürebilirdi. Özellkile o tarihlerde ne bir GPS, ne VHF ne AIS ne de EPIRB gibi cihazlar olmadığından, yaptığı yolculukta eşi Oda ile birlikte tamamen yanlızlardı.

Demekki çok sevince engel tanımıyorsunuz. Bizlere denizciliği sevdirdiği, güzel ve öğretici anılar aktardığı ve herşeyden önemlisi hayallerinin peşinden koşma cesareti verdiği için Sadun Bora'ya çok teşekkür ederim.

 

 

2012-2017  © Copyright RotaDeniz. Her hakkı saklıdır.  

Artık Facebook kimlik bilgilerinizi kullanarak oturumunuz açılıyor