Makaleler

İstanbul'da deniz temizliği

 

Türkiye'de denizlerimizde görmek istemediğimiz fakat maalesef sıkça gördüğümüz bir manzara. Deniz kirliliği.

Geçen gün İstanbul Kireçburnu tarafında yürüyüş yaparken öbek öbek toplanmış çöpleri görünce, içimden "İstanbul'da yüzlerce binlerce yol süpüren, çöp toplayan ekip var, biri de şu güzelim Boğaz'daki çöpleri neden toplamıyor" diye söylene söylene kahvaltı yapacağım yere vardım. Tabiki güzelim yürüyüşünde sonu yine asık suratla noktalanmıştı. Kahvaltı sonrası geri yürürken bir de baktım ki sanki biri beni duymuş, deniz temizleme ekibi tam da beni sinirlendiren manzarayı temizlemeye gelmiş. 

Tabiki çok sevindim, işte güzel bir iş yapılıyor diye telefondan 2 resim çekmeyi de ihmal etmedim. Tekne oldukça basit; bir kaptanı var, bir de elinde ağ olan temizliği yapan tayfa. Tabi hal böyle olunca çok basit bir temizlik oluyor ve zaman alıyor. Keşke motoru ve filitreleri olan daha modern tekneler ve yöntemler kullansalar. Bu güzelim İstanbul ve tüm Türkiye'deki kıyılarımız için son derece gerekli. Özellikle kirletme ve tüketme meraklısı bir toplum için daha da önem kazanıyor temizlik!

Denizlerin kirlilik sorunu pek tabiki deniz üzerinde rüzgar ve akıntının neden olduğu vurdum duymaz insanların attığı çöplerin toplanmasının çok üzerinde. Fabrikaların, işletmelerin ve hatta evlerin atıklarının direk olarak denize veya ırmaklara verilmesi veya çok basit filitrelerden geçilerek verilmesi başta Marmara Denizi olmak kaydıyla, bir çok denizimizi mahvetmiş durumda.

Bunun için önlemler alınmaya çalışılsa da gelişmekte olan bir ülkede ekonomik göstergeler ve karlılık çoğu zaman çevre ve maliyet kavaramlarının üzerine çıkıyor. Uzun vadede hangisi karlı olacak sorusunun cevabını kestirmek benim için çok zor değil, ama bunu aşmanın yolunun "uygulanmayacak kurallar" koymanın dışında önce bireylerdeki sonra da toplumdaki bilincin gelişmesiyle olacağını düşünüyorum. 

Bir de "organik"çiler  var. Bu tabiri kullandığım için üzgünüm ama güzelim küçücük bir koyda "organik" adı altında denize atılan karpuz kabukları, meyvalar vb koyları mahvediyor. Arkadaş sanki açık denizde gidiyor. Küçücük koya herkes doğal diye karpuz kabuğu atsa orası "kapruz tarlası" gibi gözükmez mi? Senden sonra gelecek kişi o koyda yüzmeyecek mi? Attığın o karpuz kabuğuna baka baka mı denizin tadını çıkarsın? 

Çevrecilik geniş bir bakış açısıdır, hem doğaya zarar vermeyen (veya olabilecek en az zararı veren) yönetmler kullanmalıyız hem de göz zevkimizi bozmayan bir çevreci anlayış geliştirmeliyiz.

 


 

 

2012-2017  © Copyright RotaDeniz. Her hakkı saklıdır.  

Artık Facebook kimlik bilgilerinizi kullanarak oturumunuz açılıyor