EPIRB olmadan olmaz!

Denizde başımıza gelebilecek hayati önem taşıyan sorunlar nelerdir ve bunları hangi tedbirler alarak önlemeye çalışıyoruz? Bu soruyu kendi kendinize objektif olarak sordunuz mu?

Şimdi sesli olarak düşünelim; başımıza gelebilecek ve teknemizi batırabilecek türden en büyük hayati sorunlar nelerdir?

        

  • Teknenin kontrolsüz bir şekilde su alması; başka tekneye çarpmak, suda bir başka cisme çarpmak (çok tehlikelidir çünkü hem görülmez hem de sizi görmesinin bir önemi yoktur) veya sığlıklara çarpmak
  • Teknede yangın çıkması ve kontrol edilememesi
  • Sert havada teknenin kontrolünü kaybedip kayalıklara sürüklenmesi (bundan dolayı denizciler hava bozunca sığınacak bir yer yoksa karadan uzaklaşır)
  • Teknenin alabora olması (yelkenlilerde salmanın kopmasıyla rahatlıkla olur)
  • Denize adam düşmesi
  • Direğin kırılması
  • Motorun bozulması

 

Peki bu sorunlara karşı hangi tedbirlerimiz var? Zorunlu olanlardan başlayalım, çünkü diğerleri genelde yok, hatta zorunlular bile yok veya eksik:

  • VHF Telsiz
  • Can yeleği, can simidi
  • Can salı
  • Yardım fişekleri
  • Yangın söndürücüler

Maalesef can yeleği, yangın söndürücü ve kısmen VHF telsiz kullanmanın dışında diğer kurtarıcı ekipmanları tam olarak kullanmayı bilmiyoruz. VHF telsizde de en çok marina girişleri için palamar çağırdığımızdan aşınayızdır. Yangın söndürücüyü de kaç kişi kullanmıştır nasıl söndürülmesi gerektiğinin tatbikatını yapmış mıdır o da soru işareti.

Can sallarına gelince bakımlarının zamanında yapılması ve nasıl kullanılması gerektiğinin iyi anlaşılması lazım. Öte yandan maalesef can salı seçimi yaparken mevzuata uygun en ucuz model seçilir, okyanus tipi modellerin dışında içinde genellikle 1 günlük su ve yiyecek bulunur. Yani bir kaç gün içinde kurtulmanız gerekir, yaralı olduğunuzu vb ise hiç dikkate almıyorum.

Eğer hava sert ve fırtına varken başınıza bir sorun geldiyse can salında bile olsanız sizi yakından geçen bir teknenin kurtarma olasılığı da düşecektir. Eğer VHF telsizi kullanıp yardım istemediyseniz, radarı olan diğer teknelerin can salındaki radar reflektörünü görmesini beklemelisiniz, tabi bu da hava biraz düzelince (dalgalı havada can salındaki reflektörün görülme olasılığı zayıftır).  Ya can salını hiç açamazsanız, suya can yelekleriyle atladığınızı düşünün...

EPIRP, yukarıda anlattığım tüm kurtarma yöntemlerinin dışında size olağanüstü bir güven sağlar. Etrafta sizi kurtaracak kimse olmasa bile, VHF telsiziniz kapsam dışı olsa bile veya yangından kullanamaz durumdaysa, seyir esnasında teknenin kıç tarafında muhafaza edeceğiniz bir EPIRP cihazı anında uydu aracılığı ile GPS koordinatlarınızı, kimlik bilgilerinizle birlikte arama kurtarma merkezlerine iletirler. Yardımın gelmesi garantidir, konumunuzun belirlenmesi garantidir, bu sayede mümkün olduğu kadar kısa bir sürede kurtarılma şansınız vardır.

EPIRB dışında ek olarak önerebileceğim cihazlar ise SART ve özellikle AIS SRS cihazlarıdır. SART'ın sizi kurtarması için çevrede radarı olan bir teknenin veya geminin radarda sizi görmesi gerekir. AIS ise yine çevrede AIS'i olan bir tekne veya geminin olması ve acil durum kodlarını algılayan bir AIS cihazının olması gerekmektedir. EPIRB dışında tüm cihazlarda bir bağımlılık söz konusudur, küçük de olsa bir olasılık olarak yardım çağrınızın ulaşması gecikebilir veya gerçekleşmeyebilir.

SART hakkında bilgi almak için SART Nedir? adlı makaleyi, AIS SRS hakkında bilgi almak için AIS Kurtarma (SRS - Survivor Recovery System) Nedir? adlı makaleyi okumanızı tavsiye ederim.

EPIRP cihazlarının kullanılmamasının nedenleri, ya zaten bir hayli yüksek işletme maliyetleri olan denizcilik sektöründe (özellikle marina bağlama ücretleri) bir ek maliyete daha katlanamama, ya ne olacak kardeşim o kadar da değil anlayışı ya da bilgisizlik.

Seçim her zaman size kalmıştır. Bu yazıdaki amacım EPRIP'i tanıyor musunuz? EPIRP olmadan aldığınız risklerin farkında mısınız? Bu soruları kendi kendinize sormanıza yardımcı olmaya çalıştım. EPIRP hakkında bilgi almak için EPIRB Nedir? adlı makaleyi okuyabilirsiniz.

Bir EPIRP cihazının maliyeti üretici firmalara göre 500-800 € arasında değişebilir. Orta boy yeni bir yelkenli teknenin 140 bin € olduğunu düşündüğünüzde en azından bu büyükte bir tekne alırken maliyetinin çok cüzi olacağını görebilirsiniz. Genellikle 5-6 yıl süresince, bataryası sorunsuz çalışır, daha sonrasında bataryanın değişmesi gerekir.  Kaba bir hesapla EPRIP yılda 100 € ek maliyet demektir.

Sen biliyor musun, bu tekneyi bu hale getirinceye kadar kaç para harcadım diyorsanız, haklısınız.  Maliyetler yüksek, ama 40 feet tekne alacağınıza 39 feet de alma şansınızın olduğunu da unutmayın.

Benim tavsiyem, özellikle denizcilikte yeniyseniz EPRIP olmadan olmaz.

Önce can güvenliği, teknenizin hasarını sigorta karşılayabilir ama can gitti mi gelmiyor.

 

2012-2013  © Copyright RotaDeniz. Her hakkı saklıdır.